Ekipler seferber oldu ama!...

Ekipler seferber oldu ama!...
Zonguldak’ın Alaplı ilçesine bağlı Gümeli beldesinde uçurumdan yuvarlanan traktör sürücüsü Alaplı itfaiyesi ve 112 ekipleri tarafından güçlükle kurtarıldı. Yaşanan kazada sürücü hayatını kaybetti.
Olay Alaplı ilçesine bağlı Gümeli Beldesi Koz Deresi mevkiinde meydana geldi. Alınan bilgilere göre Yusuf Koçyiğit’in kullandığı traktör, sürücünün direksiyon hâkimiyetini kaybederek yaklaşık 400 metreden uçuruma yuvarlandı. Kazayı gören vatandaşlar durumu sağlık ekiplerine ve itfaiye ekiplerine haber verdi. Olay yerine gelen ekipler, dağlık alanda yaptıkları yaklaşık yarım saat süren çalışma sonrasında sürücü Yusuf Koçyiğit’i yola çıkardı. Ancak Koçyiğit’in hayatını kaybettiği belirlendi. Türkiye Petrolleri Sondaj ekibinde çalıştığı öğrenilen Yusuf Koçyiğit’in cansız bedeni Alaplı Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı. Yapılacak otopsinin ardından Koçyiğit’in cansız bedeni ailesine teslim edilecek. Kazayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Otomobil alt yola düştü!..

Otomobil alt yola düştü!..
Otomobil alt yola düştü!..
Zonguldak-Ereğli yolu Elmacı Köyü mevkiinde meydana gelen trafik kazasında 1 kişi yaralandı.
Kaza, öğle saatlerinde Elmacı Köyü mevkiinde meydana geldi. 67 DE 954 plakalı araç, sürücüsünün kontrolünden çıkarak alt yola düştü. Kazada yaralanan araç sürücüsü sağlık ekipleri tarafından hastaneye kaldırıldı.
Kendilerine fotoğraflardan baktılar!..

Kendilerine fotoğraflardan baktılar!..
Kendilerine fotoğraflardan baktılar!..
Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) Üzülmez Müessese Müdürlüğü'ne ait maden ocağında, 08.00- 16.00 vardiyasında çalışan işçiler, işbaşı yapmadan önce, ocak önünde 4 Aralık Dünya Madenciler Günü dolayısıyla düzenlenen programa katıldı.
Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti’nin (ZGC) fotoğraf sergisinin yer aldığı programda Kuran-ı Kerim okunup dua edildi, İstiklal Marşı ve saygı duruşunda bulunuldu. Zonguldak’ta görev yapan basın mensuplarının madenciler ve madenlerle ilgili fotoğraflarının yer aldığı 43 fotoğraftan oluşan sergi, maden işçileri tarafından büyük ilgi gördü. Programa Zonguldak Valisi Erdoğan Bektaş, TTK Genel Müdürü Kazım Eroğlu, Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, işçiler ve siyasi parti temsilcileri katıldı. Ocak girişinde, iş kazalarında hayatını kaybeden madenciler için Kur'an-ı Kerim okunurken, benzer acılar yaşanmaması için dua edildi. Vali Bektaş, madencilerin yeraltında emeğini, rızkını ve geleceğini aradığını belirterek, "Varlığımızı, refahımızı, gelişmemizi ve geleceğimizi madencilere borçlu olduğumuzu biliyoruz. Madencilerin yaptığı iş çok önemli" dedi. GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu da madenciliğin, dünyanın en zor mesleği olduğunu söyleyerek, tüm işçilere kazasız ve sağlıklı çalışmalar diledi.
Maden Ocağı önünde konuşan ZGC Başkanı Derya Akbıyık, maden işçilerinin Zonguldak’ın kültürü olduğuna dikkat çekerek; “Yıpranma payına sahip, ağır iş kolunda çalışan madencilerimizin bugününde bizler de burada olmak istedik. Fotoğraf sergisi ile madencilerimizin gününe katkı vermek istedik. Bugünkü fotoğraf sergimizde tam 43 fotoğraf bulunuyor. Hepsi seçici kurul tarafından seçildi. Fotoğraf sergimizde yeraltında görev yapan madencilerimizin görsel yansımasını sunduk. Fotoğraflarla taçlandırdık. Bir kez daha onların gönüllerinde taht kuralım istedik. Sergide; Siz maden işçilerinin üzüntüleri, sevinçleri, umutları ve Türkiye’ye ve dünyaya örnek olan davranışları yer alıyor. Bu fotoğraflar birbirinden değerli basın mensupları tarafından dünyaya gösterildi. Bugün de sizler için burada sergileniyor. Zonguldak madencileri Türkiye’nin her yerine koşuyor. Her yerinde saygı görüyor, sevgi görüyoruz. Cumhuriyetin ilk ili, onuncu yıl marşının yazıldığı Emeğin Başkenti Zonguldak, Cumhuriyetimizi ve ülkemizi de ilelebet ileriye çok daha güçlü taşıyacaktır. Madenciler gününüzü en derin duygularla kalpten kutluyoruz” ifadelerini kullandı. Madenciler, programın ardından Zonguldak Gazeteciler Cemiyeti'nce düzenlenen fotoğraf sergisini gezdi. İşçiler, daha sonra asansörle yerin metrelerce altına inerek, işbaşı yaptı.
O İmza Ereğli'nin suyu için İDAM fermanıdır...

O İmza Ereğli'nin suyu için İDAM fermanıdır...
HES PROTOKOLÜ, EREĞLİ'NİN SUYU İÇİN İDAM FERMANI
2018 yılında, önceki dönemde hazırlanan VE DSİ-ERDEMİR-KDZ. EREĞLİ Belediyesi arasında imzalanan PROTOKOL ile Ereğli halkının su hakkı gasp edilmiştir. Bu protokol Ereğli halkının suyu için bir idam fermanıdır. Diyor ki; kuraklık halinde ilk Ereğli halkının suyu kesilir; enerji üretimine devam edilir... Ereğli Belediyesi Delihakkı’daki kuyuları işler tutsun. Su kesilince oradan alsın veya Gülüç ırmağından alsın, diyor. Ya mübarekler, eğer ben Dilihakkı ve Gülüç’ten su alsam, su bana yetse, Erdemir ile protokol yapıp parayla su alır mıydım. Ama protokole uyacaksınız, aynen dedikleri bu. Delihakkı'daki kuyular bitmiş vaziyette. Arkadaşlar, bakın çok dikkat edin, bugünlerde bu işler hafif gelebilir. Ama bu memlekette 2 saat su kesildiği zaman ne olabileceğini düşünün. Bugün sesini çıkarmayanların yarın boynu aşağı inecek ve yüzleri kızaracak. Hayatım boyunca bunları gördüm. Özelleştirmede, yüzde 35’te hep karşı çıktım. Kavga ediyor, dediler. Beni yıpratmak için kavga ediyor, diyorlar. Ben niye kavga edeyim. Başka işim yok mu! Ben devamlı tehdit alıyorum. Geçenlerde bir general telefon ediyor 'Ordu ile niye kavga ediyorsun' diye. 'Ordu bizim başımızın tacı' dedim. Ereğli’de sizi ağırlayayım. Benim torunlarımı, çocuklarımı, halkımı nasıl kanser yaptıklarını size göstereyim, dedim.
HÜSEYİN UYSAL NİYE İMZALADI, BİLEMEM
Teslim mi olayıyım, Ereğli halkını teslim mi edeyim. Yarın suları mı kesilsin halkın. Sadece kuraklık zamanı, demiyor. Bypass işlemleri olduğu zaman, boru değişimi sırasında yine suyu kesecek. Bu bir idam fermanıdır. Bunu benden önceki belediye başkanı niye imzaladı, ben onu bilemem. İşin garip tarafını imzalara dikkat ederseniz Erdemir Genel Müdürü hem kendisi miza atıyor, hem teknik yardımcısı imza atıyor. Belediye tarafında bir tek Hüseyin Uysal’ın imzası var. Göreceksiniz dosyada. Neden niye, o imza kolay bir imza değil. Belediyede su konusunda uzman arkadaşlar var. Bu arkadaşlardan birine sorsa 'Ne yapıyorsun sen' der.
Bu protokolün hiçbir vicdani ve hukuki açıklaması yoktur. Ereğli halkının yaşam hakkı her türlü ticari kaygının üstündedir. Halil Posbıyık olarak hukuki mücadelenin sonuna kadar takipçisiyim.
PLATFORM OLARAK TOPLANDIK
Platform olarak dün akşam toplandık. Birinci şartımız bu protokolün iptal edilmesi. Önümüzdeki günlerde bunun mücadelesine başlayacağız. Tekrar broşürler bastıracağız. Millet rahatsız olabilir. Rahatsız etmek için söylüyoruz zaten. Savaş Erdem, ben 'Canavar' benzetmesi yaptım diye kızmış. Ben tekrar ettim bugün. Bir de şuna kızıyormuş; şimdi tekrar ediyorum: Özelleştirme olmasın diye büyük gayret gösterdik. Yine kavgacı diye arkamıza takılmayanlar oldu ama ileride ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Yüzde 35’te ne kadar haklı olduğumuz ortaya çıktı. Özelleştirme yapıldı, OYAK alınca Ereğli’de bayram havası esti. Milli bir kuruluş aldı diye sevindik ama inanın ben söylemiyorum, halkın arasında dolaşıyorum. Onlar Ankara’da koltuklarında oturuyor ama halk diyor ki; keşke, diyor OYAK almasaydı da Amerikalılar, Fransızlar, İtalyanlar alsaydı burayı... Bize bu kadar zulüm yapmazdı. Sayın Erdem rahatsız oluyormuş. Rahatsız olsun diye bir daha söylüyorum. Çünkü Ereğlililerin içi yanıyor. Çok rahatsızız. Onlar da rahatsız olsunlar, bu laf söyleniyor Ereğli’de, ben söylemiyorum.
3 BELEDİYE 3 ERDEMİR ÇALIŞANI BULUŞSUN, YARIM SAATTE ÇÖZERLER
Erdemir bizim canımız çiğerimiz; ben 20 yıl Erdemir’de çalıştım. Erdemir’e karşı değiliz. Erdemir gelsin HES’i yapsın, o su boşu boşuna akmasın. Hem de daha büyüğünü planlasın, planları projeleri biz yapalım. Makinelerimizi, vidanjörümüzü göndereyim oraya. Eğer Ereğli’de büyüme olacaksa imar planlarını, imar tadilatlarını gece gündüz yapmaya hazırız. Erdemir-Ereğli bütünleşmiş. Ama ne oluyor biliyor musunuz, Savaş Bey duysun; alt kademedekiler Savaş Erdem ve Yönetim Kurulu'na yanlış bilgi veriyor. Belediyeciliği bilmiyorlar. Bilseler bile bugüne kadar yaptıkları hatalı bilgilendirmelerle Erdemir ve Ereğli halkının arasını açtılar. Korkuyorlar; doğruları yukarı bildirmiyorlar, sadece mahkemeye dava açma yoluna gidiyorlar. En fazla hukukçular çalışıyor. Platform temsilcilerinin bana anlattığını göre Savaş Bey anlatılanlar üzerine 'Ben bunları bilmiyordum' demiş. Daha çok bilmediği iş var. 3 belediye 3 Erdemir çalışanı istedikleri yerde toplansınlar, ben gitmeyeyim toplantıya, yarım saatte sorunların hepsi yüzde yüz çözülür.
18'İNCİ MADDE NEDİR BİLMİYORLAR
Savaş Erdem ve yardımcısına doğru bilgi gitmiyor aşağıdan, çok yanlışlıklar yaptılar. Yukarıdakiler hiçbir şey bilmiyorlar. Bilmedikleri için ipi sürekli geriyorlar. Gerilsin biz hazarız. Biz geri adım atmayız. Biz şerefli insanlarız, biz meclis üyelerimle çalışanlarımla birlikte adım adım bu işi takip ediyoruz. Alt kademedekiler yanlış yaptıklarını bildikleri için, işten atılırız diye yukarı bilgi vermiyorlar. Demir çelik envanterini bilmiyorlar. 1,5 – 2 aydan beri 12 kişilik bir ekip demir çelikte çalışıyor ellerinde bilgi yok, bizden alalım, diyecekler. Dünyadan haberleri yok. 18'inci madde nedir bilmiyorlar. Fabrika içinde vatandaşın, hazinenin, belediyenin yeri var. Yukarı hep yanlış bilgiler gidiyor.
ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ İÇİN BİZİMLE İPLERİ BİLEREK GERİYORLAR
Geldik şimdi en önemli bilgiye; Endüstri Bölgesi Kanunu, sanayicinin bakir alanlar üzerine kuracağı tesislerin uzun zaman alan bürokratik süreçleri hızlandırmak amacıyla çıkarılır; bu yönüyle faydalı bir kanun.
Kanunun ikinci bölümünde yer alan Özel Endüstri Bölgesi ise mevcutta kurulu sanayi tesislerinin büyümesini sağlamak üzere çevresinde bulunan ve bürokratik olarak uzun zaman alan istimlak işlerinin hızlandırılması için çıkarılmış.
Erdemir zaten senelerdir kullandığı ve büyümesi konusunda bürokratik herhangi bir engel bulunmadığı halde, kendi sınırları içinde bulunan hazineye ait 2.085.000m², belediyeye ait 12.650m² ve şahıslara ait 14.000m² alana, devlete kamulaştırma bedelini ödeterek bedava sahip olma peşinde. Hazineye ait 2.085.000m² alanın rayiç bedeli yaklaşık 4.5 milyar TL, yani eski parayla 4.5 katrilyon lira civarındadır.
BU AÇIKÇA PEŞKEŞ ÇEKMEKTİR
Özel Endüstri Bölgesi olduğu anda tüm vergi ve harçlardan kurtulma peşinde. Erdemir yıllık 6.5 milyar TL net kar açıklamasına rağmen, vatandaşın devlete ve belediyemize ödediği hiçbir vergiyi ödemek istemiyor.
Bu peşkeş çekmedir. Açık söylüyorum. Hazineye ait yerleri komple peşkeş çekecek. Belediyenin ve vatandaşların yerlerini de bedavaya kapatacak. Özel Endüstri Bölgesi olursa Belediyeden ruhsat, iskan almayacak. Bağımsız bir bölge olacak. Ereğli’ye ne verecek; dumanını... Cürufunu denize atacak, halkın suyunu kesecek.
Sayın Savaş Erdem Bey, sayın Toker bey, lütfen kulağınızı bana verin. Bizimle yüz yüze görüşmüyorsunuz, tenezzül etmiyorsunuz. Ereğli ne olacak, küçük bir ilçe, sen de göbeğine fabrikayı koymuş zehirliyorsun. Devamlı belediyeyle hır çıkarıyorlar. Kaymakam beye de gittim; 3’er kişilik ekip kurulsa bu iş yarım saatte çözülür. Biz barıştan yanayız. Erdemir için her türlü fedakarlıkta bulunabiliriz. Bizim ekmek kapımız. Bizim canımız ama bizimle görüşmüyorlar, devamlı gerginlik yaratıyorlar. Ne için biliyor musunuz, bunu da ilk defa açıklıyorum. Bütün meseleleri bizi sürekli Çevre Bakanlığı'na, İl Çevre Müdürlüklerine şikayet etmek: “Ruhsatımızı vermiyorlar, planlarımızı çıkarmıyorlar, belediye bize engel oluyor, büyük yatırım yapacağız" diye... Bize belediye bunu yaptığına göre ne olur bizi özel endüstri bölgesi yapın, bakanlığa ruhsatları falan alın... Israrla bunun üzerinde duruyorlar. Bizimle asıl görüşmemelerinin nedeni o . Devamlı bizi şikayet ederek, özel endüstri bölgesi ilan ettirmeye çalışıyorlar. Bizi uyuyor, sanıyorlar. Bizim ruhsat vermek, iskân vermek ile ilgili asla sıkıntımız olamaz. Yapı Denetim Kurulu ayrılmış, istifa etmiş. Yeni Yapı Denetim Kurulu'na başvurmaları gerekiyor. Başvuru için projede teknik hataları var, yazı yazıyoruz, 'gelin düzeltin' diye. Gelmiyorlar, düzeltmiyorlar. Gelmemelerinin nedeni Ereğli Belediyesi işimizi yapmıyor, demek için... Çevre Bakanlığı, bizi Özel Endüstri Bölgesi yapalım. 4.5 katrilyonluk araziyi, halkın yerini bedavaya alalım, diyorlar. Sizi temin ederek söylüyorum. Belediye'nin hiçbir eksiği yoktur ve elinden geldiği kadar Erdemir’e yardım etmektedir. Savaş Erdem'e söylüyorum. Sen Özel Endüstri Bölgesi'ni çıkarırsan belediyenin anahtarını sana teslim edeceğim. Belediye'nin gelirleri tamamen gidiyor.
ERDOĞAN'DAN RANDEVU TALEP EDECEĞİM
Bu konuda önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızdan da -kendisi Ereğli’yi sever, Ereğli’yi takdir eder- randevu talep edeceğim. Bu konulardan haberi olmadığını biliyorum. Önümüzdeki günlerde Sayın Cumhurbaşkanımızdan randevu talebinde bulunacağım. Eğer beni kabul ederlerse ki edeceğini zannediyorum. Beni tanırlar kendileri... Kendisine bu konuları aynı şekilde brifing verip anlatacağım. Bu işten dönmek yok. Bu işi sonuna kadar platformla beraber götüreceğiz. Dün aksam ant içtik beraber. Platformda siyaset yok. Ereğli meselesinde birleştik. Bütün siyasi partilere şükranlarımı sunuyorum, teşekkür ediyorum. Platformda hiçbir problemimiz yok ve Allah’ın izniyle bu işi daha iyi noktaya getireceğiz.
Maden şehitleri anıldı!

Maden şehitleri anıldı!
Maden şehitleri anıldı!
Zonguldak'ta, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü, düzenlenen çeşitli törenle kutlandı ve maden şehitleri anıldı.
KAYMAKÇI: DÜNYA MADENCİLER GÜNÜ’NÜ KUTLUYORUM”
İlk tören Zonguldak Valiliği Alanı’nda Maden Mühendisleri Odası (MMO) Zonguldak Şubesi ile Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) çelenklerinin Atatürk Anıtı’na konulmasıyla başladı.
Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından MMO Zonguldak Şubesi Başkanı Erdoğan Kaymakçı, “Bugün Dünya Madenciler Günü. Bir farkındalık yaratmak için bugünün anısına bir etkinlik programımız var.
Bu vesileyle yerin yüzlerce metre altında dünyaya ışık vermek için, enerji vermek için emeğiyle çalışan, zaman zaman hayatını kaybeden, madenci kardeşlerimizin, maden işçilerimizin, maden mühendislerimizin, bu sektörle uğraşan herkesin Dünya Madenciler Günü’nü kutluyorum.
Kazasız-belasız bir iş yaşamı diliyorum” dedi.
MUTLU: BİZ, ÜLKEMİZ İÇİN ÜRETMEYE DEVAM EDECEĞİZ
İkinci tören Maden Şehitleri Anıtı’nda düzenlendi. MMO ve GMİS çelenklerinin anıta konulmasının ardından Maden ve Vatan şehitleri için saygı duruşunda bulunuldu.
Maden Şehitleri Anıtı’nda düzenlenen törende konuşan GMİS Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu şunları söyledi;
“Dünyanın en zor işini yapan, en ağır işini ifa eden madencilerimizin madenciler gününü hep birlikte kutlamanın mutluluğunu yaşıyoruz.
Tabii ki madencilik zor bir meslek. Dünyanın en ağır iş kolu. Bu meslekte çalışan kardeşlerimiz, emekçilerimiz ülkemizin geleceğini aydınlatmak için, canları pahasına yeraltındaki milli servetimizi, yerli ve milli kaynaklarımızı yerin üstüne çıkararak ülkemizin kalkınmasına katkı sağladılar ve sağlamaya devam ediyorlar.
Bugüne kadar atalarımızdan aldığım kültürle ülkemizin, özellikle Cumhuriyetin kurulduğu ilk yıllardan sonra ülkemiz sanayisinin kalkınması için büyük bedeller ödemiş bir yer olarak, Zonguldak olarak ülkemizin daha da kalkınması için kömüre olan ihtiyacın farkındayız. Ve bu kömürü buradan çıkarmak için ülkemiz ve milletimiz için canımızı ortaya koymuşuz ve koymaya devam edeceğiz.
Temennimiz şudur; Bu kültürün yaşaması, kömür üretiminin artarak devam etmesi ve ülkemizin yerli ve milli kaynaklarının değerlendirilmesi için Türkiye Taşkömürü Kurumu’na (TTK) işçi alınmasıdır.
Biz ülkemiz için üretmeye devam edeceğiz.
Kömür üretiminin başladığı 1848 yılından bugüne kadar hayatını kaybeden tüm maden şehitlerimizi, bizlerin huzurlu bir şekilde çalışabilmesi ve huzurlu bir şekilde yaşayabilmesi için hayatını feda eden tüm vatan şehitlerimizi şükran ve rahmetle anıyoruz.
Tüm maden işçilerimize kazasız-belasız, huzurlu, sağlıklı, mutlu bir yaşam sürmelerini diliyorum”.
Valilik Alanı ile Maden Şehitleri Anıtı’nda düzenlenen törenlere Genel Maden İşçileri Sendikası (GMİS) Genel Başkan Yardımcısı İsa Mutlu, Genel Teşkilatlandırma ve Eğitim Sekreteri Tayfun Demir, Maden Mühendisleri Odası (MMO) Şube Başkanı Erdoğan Kaymakçı ve şube yöneticileri, Zonguldak Belediyesi Başkan Yardımcısı Erol Yılmaz, CHP İl Başkanı Hakkı Güney, Saadet Partisi İl Başkanı Sadık Kar, GMİS’e bağlı şubelerin başkan ve yöneticileri, işçi ve memur sendikalarının şube yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri ve madenciler katıldı.