Madenciler Günü'nde yerin altında mesai!..

4 Aralık 2019 Çarşamba 14:40

Madenciler Günü'nde yerin altında mesai!..

Madenciler Günü'nde yerin altında mesai!..

Madenciler Günü'nde yerin altında mesai!..

Zonguldak'ta, kömür karası elleriyle yerin metrelerce altında çalışan maden işçileri, 4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nde de mesailerine devam ediyor. Alın terleriyle ekmek parası için çalışan işçilerin tek dileği sağ salim emekli olabilmek. 18 yaşında girdiği maden ocağında 16 yıldır çalışan işçi Murat Heper, "Zonguldak nasıl yer üstü şehriyse, burası da yer altı şehridir. Madencinin alın terinin alnın ak sütü kadar helal olduğunu herkes bilsin" dedi.

Türkiye'nin en büyük taşkömürü havzası Zonguldak'ta bulunan Türkiye Taşkömürü Kurumu'nda (TTK) ekim ayı itibariyle 7 bin 905 işçi çalışıyor. Bu sayı, özel maden şirketlerindeki işçiler eklendiğinde çalışan işçi sayısı12 bini bulurken, kayıt dışı ocaklarda çalışan işçiler de eklendiğinde daha da artıyor.

Maden işçileri, '4 Aralık Dünya Madenciler Günü'nde de yerin metrelerce altında çalışmaya devam ediyor. Ormanın derinliklerindeki özel bir maden ocağında çalışan işçiler, servisle tek tek evlerinden alınıyor. Yer altında kullanacakları tahta tahkimatları özenle ve dikkatle hazırlayan işçiler, maden mühendisi Tayfun Kaya'nın vediği talimatları aldıktan sonra yerin 480 metre altındaki ocağa inerek mesailerine başlıyor. İşçiler, yoğun çalışma temposunda tüm dünyada kutlanan 4 Aralık Madenciler Günü'nü hatırlamakta güçlük çekiyor.

'MADENCİNİN KADERİ YERİN ALTINDA'

Maden işçisi Murat Heper (34), 18 yaşında girdiği maden ocağında 16 yıldır çalışıyor. Madencinin ekmeğini yerin altında alın teriyle kazandığını anlatan Heper, "Bugün Dünya Madenciler Günü. Günümüzü buruk şekilde kutluyoruz, çünkü Soma'da ölen arkadaşlarımız aklımızda. İçimiz buruk. Allah gani gani rahmet eylesin. Onların ailelerini düşünerek biz de burada iş sağlığı ve güvenliğini alarak çalışıyoruz. Sağ salim işimizi bitirerek çoluk çocuğumuza kavuşmayı, evimize dönmeyi diliyoruz. Madencinin kaderi gördüğünüz gibi yerin altında. Bizim işimiz ağır. Madenci yerin altında çalışır, ekmeğini, alın terini yerin altında arar, bulur ve dünyanın en zor mesleğini yapar. Madencinin kaderini yine madenciler belirler. Zonguldak nasıl yer üstü şehriyse, burası da yer altı şehridir. Madencinin alın terinin alnın ak sütü kadar helal olduğunu herkes bilsin. Aldığı her kuruşu helal. Taştan su çıkarmak gibi bir şey yaptığımız. Yaptığımız iş zor ama biz bir şekilde evimize ekmek götürmek zorundayız" dedi.

15 yıllık maden işçisi Yasin Çakır (40) da günlerinin yer altında çalışarak geçtiğini anlatarak, "Madenci arkadaşlarımızın günü kutlu olsun. Madenci çalışarak alın teriyle kazandığı parasını evine getiriyor. Çoluk çocuğunu düşünüyor yer altında. Bizim amacımız sağ salim çalışarak emekli olabilmek" diye konuştu.

ZONGULDAK, MADEN İŞÇİSİNİN EMEĞİYLE AYAKTA DURUYOR

Özel kömür ocağı işletmecisi Erdin Kargidan da kötü anılarla anılan madencilerin özel ve anlamlı bir günde hatırlanmasından mutluluk duyduklarını söyledi. Zonguldak'ın maden işçilerinin emeğiyle ayakta durduğunu söyleyen Kargidan, şöyle konuştu:

"Dünya madenciler gününde tüm maden işçilerin gününü kutluyor, hayatını kaybeden işçilere Allah'tan rahmet diliyorum. Bizim hayatımız bu. Madencinin hayatı zor. Hep zor günlerinde basın aracılığıyla anılıyordu. Böyle daha mutlu bir günde, madenciler gününü kutladığımız için sevinçliyiz. Zonguldak'taki herkes madenin içinde. Ben işletmeden önce babamızın maden işletmeciliği nedeniyle hep bu işin içindeydik. Burada 100'ün üzerinde işçi çalışıyor. Bunun yanında nakliyecisi çalışıyor, fırıncısı çalışıyor ve Zonguldak bu şekilde ayakta kalıyor. Zonguldak'ın bir nebze olsun ekonomiye katkı sunabilmesi, madencilerin sırtından emeğinden geçiyor. Bugünde tüm hızımızla çalışmaya gayret ediyoruz."

ZONGULDAK’TA 5 YILDA 61 MADENCİ YAŞAMINI YİTİRDİ

Zonguldak’ta maden ocaklarında, 2014'ten 2019'un Ekim ayına kadar meydana gelen göçük, patlama, zehirlenme gibi iş kazalarında 61 maden işçisi yaşamını yitirdi. İşçilerin 12'si TTK'ya ait maden ocaklarında, 29'u özel maden şirketlerinde, 20'si ise kaçak işletilen ocaklarda hayatını kaybetti. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri, iş kazalarının önüne geçilmesi için işverenlerin yasalarda belirtilen şartlarda çalışmalarını sürdürmesi için denetimler yapıyor. 2019 yılının ilk 9 ayında iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uymayan 1 iş yerinde üretim durduruldu, kamuya ait bir kömür ocağı ile özel firmaya ait 11 kömür ocağına toplam 1 milyon 213 bin 701 lira para cezası uygulandı

Yorumlar

Belediyenin durumunu bir bir anlattı…

4 Aralık 2019 Çarşamba 14:33

Belediyenin durumunu bir bir anlattı…

Belediyenin durumunu bir bir anlattı…

Belediyenin durumunu bir bir anlattı…

Zonguldak'ın Ereğli ilçe Belediye Başkanı Halil Posbıyık, meclis kürsüsünde Belediyenin genel durumu ile ilgili de açıklamada bulundu.

İşte O AÇIKLAMA…

EMLAK VERGİSİ

Emlak vergisi kanunu gereği beyanname usulü ile bildirilen  Emlak vergisinde, 2019 yılına kadar ERDEMİR tarafından hazırlanan beyannamelerin bu dönemde incelenmesi neticesinde eksik ve hataların tespit edilmesi üzerine, resmi yazı ile ERDEMİR’e bildirilerek eksik ve hataların düzeltilmesi istenmiştir. ERDEMİR’in olumsuz  cevabı üzerine Belediyemizce oluşturulan komisyon marifetiyle fabrika sahası içerisinde yerinde inceleme, tespit ve ölçümler yapılarak tutanak ile imza altına alınmıştır. Eksik ödenen Emlak vergisi  6183 Sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümleri neticesinde geriye dönük 5 yılı kapsayacak şekilde yüzde yüz emlak vergisi artışı oluşması öngörülmektedir.

ELEKTRİK VE HAVAGAZI TÜKETİM VERGİSİ

Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi yasa gereği tüm vatandaşların tükettiği elektrik bedeli üzerinden ödediği bir vergidir.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisinde Elektrik ve Havagazı Tüketim vergisi ÖDEMEYEN tek kuruluş ERDEMİR ’dir.

Elektrik ve Havagazı Tüketim Vergisi ile ilgili ERDEMİR, iki başlık altında ele alınmalıdır.

ERDEMİR’in Kendi içinde üretim faaliyetleri esnasında ortaya çıkan havagazını kullanmak suretiyle üretmiş olduğu elektrik enerjisini tüketmesi, bu yaklaşık toplam tüketiminin %25-%35 oranında 

Kendi ürettiği elektrik enerjisinin yeterli gelmemesi sebebiyle, Elektrik tedarik firmaları üzerinden satın aldığı elektrik enerjisini tüketmesi, yaklaşık toplam tüketiminin %65-%75 oranında

Başlık ile ilgili hukuki süreçte ERDEMİR Danıştay’a kadar olan süreçte tüm mahkemeleri yanıltmak çabası sergilemiş ancak hepsini kaybetmiştir. Sonrasında Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru hakkını kullanmış ve süreç sonunda Anayasa Mahkemesi özetle, verginin ödenmesi gerektiği ancak matraha esas satış ilişkisi olmadığı ve matrah belirleme konusunda yerel mahkemeye geri göndermiştir. Bu konu ile ilgili belediyemiz tarafından elde edilen bilgi ve belgeler ışığında ERDEMİR’in kendi kullandığını iddia ederek mahkemeleri yanılttığı ve ürettiği elektrik enerjisini sattığı hususunda deliller elde edilmiştir. Süreç belediyemiz tarafından titizlikle takip edilecektir.

Başlık ile ilgili olarak hiçbir hukuki gerekçe ve sebep olmamasına rağmen  satın alarak tükettiği elektrik enerjisinin vergisini ERDEMİR’in satın aldığı firmalar belediyemize ödememektedir. Bu konuyla ilgili ERDEMİR hangi firmadan elektrik aldığını dahi açıklamamaktadır. Belediyemizin yapmış olduğu araştırma ve ulaştığı bilgi ve belgeler ERDEMİR’in kendi tedarikçisi olduğu yönündedir. Eğer değil ise kamuoyuna açıklaması gerekmektedir.

KIZILCAPINAR HES PROJESİ

2018 yılında Önceki dönemde hazırlanan DSİ-ERDEMİR-KDZ.EREĞLİ belediyesi arasında imzalanan PROTOKOL ile Ereğli halkının su hakkı gasp edilmek istenmektedir. Bu protokolün hiçbir vicdani ve hukuki açıklaması yoktur. Ereğli halkının yaşam hakkı her türlü ticari kaygının üstündedir.

Halil POSBIYIK olarak hukuki mücadelenin sonuna kadar takipçisiyim.

ÖZEL ENDÜSTRİ BÖLGESİ TEHLİKESİ

Endüstri bölgesi kanunu, sanayicinin bakir alanlar üzerine kuracağı tesislerin uzun zaman alan bürokratik süreçleri hızlandırmak amacıyla çıkarılan faydalı bir kanundur.

Kanunun ikinci bölümünde yer alan özel endüstri bölgesi ise mevcutta kurulu sanayi tesislerinin büyümesini sağlamak üzere çevresinde bulunan ve bürokratik olarak uzun zaman alan istimlak işlerinin hızlandırılması için çıkarılmıştır. 

ERDEMİR zaten senelerdir kullandığı ve büyümesinde bürokratik herhangi bir engelinin olmadı halde, içinde bulunan hazineye ait 2.085.000m², belediyeye ait 12.650m² ve şahıslara ait 14.000m² alanı devlet tarafından kamulaştırma bedelini ödeterek bedava sahip olma peşindedir. Hazineye ait 2.085.000m² alanın rayiç bedeli yaklaşık 4.5 milyar TL yani eski parayla 4.5 katrilyon TL civarındadır.

Özel Endüstri Bölgesi olduğu anda tüm vergi ve harçlardan kurtulma peşindedir. Özel ticari bir kuruluş olan ERDEMİR yıllık 6.5 milyar TL net kar açıklamasına rağmen vatandaşın devlete ve belediyemize ödediği hiçbir vergiyi ödemek istememektedir.  

Yorumlar

Posbıyık'tan, OYAK isterse 3 saate çözeriz

4 Aralık 2019 Çarşamba 14:27

Posbıyık'tan, OYAK  isterse 3 saate çözeriz

Başkan Posbıyık'tan, OYAK isterse 3 saate çözeriz üçer kişilik heyetler oluşturalım tüm sorunları masaya yatıralım. Yumruğumu değil elimi uzatıyorum Ereğli halkının menfaatleri doğrultusun' da buluşalım. dedi

Başkan Posbıyık'tan, OYAK  isterse 3 saate çözeriz

Zonguldak’ın Ereğli ilçesinde Aralık ayı olağan Belediye Meclis Toplantısı yapıldı.

Karadeniz Ereğli Belediye Başkanı Halil Posbıyık başkanlığında toplananan Belediye Meclisinde Başkan Posbıyık gündem maddeleri öncesinde çarpıcı açıklamalar yaptı.

Başkan Posbıyık, gündem dışı konuşmasında OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Savaş Erdem'in Karadeniz Ereğli'ye geldiğini, bazı sivil toplum kuruluşlarıyla toplantı yaptığını, kendisinin bu toplantıya davet edilmediğini, davet edilse dahi gitmeyeceğini belirtti.   Posbıyık "OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Savaş Erdem'in Karadeniz Ereğli'ye geldiklerinde Başkanlık makamını ziyaret ederek, Karadeniz Ereğli hakkında bilmek istediklerini ayrıntılı olarak anlatırdım” dedi.

Başkan Posbıyık gündem dışı konuşmasında ayrıca şu görüşlere yer verdi;

“OYAK Yönetim Kurulu Başkanı Süleyman Savaş Erdem'in Karadeniz Ereğli'ye geldiğini, bazı sivil toplum kuruluşlarıyla toplantı yaptığını basından öğrendim. 

Kendini çok iyi yetiştirmiş, Türkiye'nin en büyük kuruluşlarından birinin yönetim kurulu başkanının protokol kurallarını bilmediğini düşünemeyiz. Kendisinden ne beklenirdi. En azından devletin temsilcisi mülki amir Sayın Kaymakam'a, Ereğli halkının temsilcisi, seçilmiş belediye başkanına, beşer dakika nezaket ziyareti yapar, çözümcül yaklaşımların altyapısını oluştururdu. Bu, aynı zamanda bir iyi niyet ve Ereğli halkının sorunlarının çözümü için ilk adım olurdu. Biz de bundan memnuniyet duyardık.

Ayrıca, halkın seçtiği belediye başkanının olmadığı bir toplantıdan hiç bir sonuç alınmayacağını da en iyi Sayın Savaş Erdem bilir.

Ereğli Belediyesi olarak bizim OYAK'tan istediğimiz hiç bir şey yok. Ne kişisel bir beklentim olabilir ne de belediye olarak bir beklentimiz var. Biz belediye olarak hukuk yoluyla haklarımızı alacağımıza inanıyoruz. OYAK da alacağı varsa hukuki yolları kullansın. Gelsin haczetsin, böyle giderse olacağı da bu. Taksit falan da istemeyiz.

Biz belediye olarak hukuk yoluyla alacağımızı takip ederiz. Ama ben seçilmiş bir belediye başkanı olarak halk adına talepte bulunuyorum.

-Zehirli dumanlardan insanlarımız kanser, lösemi oluyor. Filtreler yenilensin, denizimiz cürufla doldurulmasın, ekolojik hayat tahrip edilmesin, cüruf dağları Ereğli dışında uygun depolara taşınıp üzeri betonla kapatılsın.

-Kuraklık halinde Ereğli halkının içme suyunun kesilmesine yol açacak ibare HES şartnamesinden çıkarılsın.

-Ereğli'de istihdam ve katma değer yaratıcı yatırımların sonuçlarından Ereğli halkı öncelikli olarak yararlansın.

-20 yıldır kadro bekleyen OYPA işçilerinin kadroları verilsin. Haksız işten çıkarılmalar durdurulsun.

Siz toplantı düzenleyeceksiniz, Ereğli'nin seçilmişlerini, İl Genel Meclisi üyelerini, Belediye Meclis üyelerini çağırmayacaksınız. Ereğli'nin yerel temsilcileri onlardır. Demokrasinin olmazsa olmaz koşulu da budur. Bu şehre dair kararları ancak bu şehrin yöneticileri alır. Bu, evrensel bir kuraldır. Sizin toplantınızda Ereğli'nin seçilmiş yöneticileri yok.

...”BANA KAVGACI DİYORLAR...”

Bana kavgacı diyorlar. İlk defa da değil, yıllardır dillere pelesenk olmuş, bunu bir yıpratma aracı olarak kullanmak istiyorlar. Bu, gerçeği yansıtmadığı için de halkta karşılığı yok. Aslında konu ne biliyor musunuz. Ben her şeyi açıkça ve halkın gözü önünde söylüyorum. İçim dışım bir. Ve bütün haksızlıkları lafı dolandırmadan, kapalı kapılar ardında değil, büyük bir açıklık ve samimiyetle dile getiriyorum. Ve bunu yıllardır yaptığım için halk bana güveniyor ve yetki veriyor. Ben Ereğli'nin ve Ereğli halkının samimi sözcüsüyüm ve onların haklarını savunuyorum. Ben işin ününde değil, unundayım. Ben sorun üreten değil, çözüm üreten tarafım. Halkın tarafıyım. Amacım Ereğli'nin geleceğini güvence altına alarak hizmet üretmek. Çocuklarımıza yaşanabilir bir kent bırakmak.

Bir haksızlık gördüğünüzde müdahale etmezseniz önce hakkınızı sonra da şerefinizi kaybedersiniz ve sorunun o zaman parçası olursunuz. Halkımız yıllardır bana güvenerek yetki veriyorsa ben onlara güvendiğim ve onun samimi sözcüsü olduğum içindir. Buna aynen devam edeceğim. Ancak bu, uzlaşmacı olmadığım anlamına gelmiyor. Gerçekleri dile getireceğim. Halkın hakkını sonuna kadar arayacağım.

Ancak bunları söylerken yumruğumu değil elimi uzatıyorum. Çözümü için her zaman hazırım.

Yani, kapalı toplantılar yapıp, Ereğli'nin seçilmişlerini ve mülki amirlerini yok sayan bir anlayışla mı çözüm üretilecek. Asıl çözümcül yaklaşmama tavrı budur. Sorunları çözüyorMUŞ gibi davranmak yerine sorunları birlikte çözüme dönük katılımcı, şeffaf bir anlayışla bir araya gelelim.

Dedikoduların ortadan kaldırılması için de yalnızlaştırma arayışları yerine çözüme odaklanalım.  

DAHA ÖNCE ŞUNLARI SÖYLEMİŞTİM:

OYAK kentte yaşayan insanlara karşı, denizde yaşayan tüm canlılara, kuşlara, doğaya, toprağa karşı suç işlemektedir. Asıl olarak vicdanlarımızda suçludur. Başlangıçta ekonomik kalkınma ve çağdaşlaşma alanında çok önemli bir yatırım olan Erdemir, milli karakterini yitirdikten sonra adeta bir canavara dönüşmüştür. Bu topraklarda, gözü doymak bilmeyen bir canavar doğmuştur. Önce sanayiciyi, taşeronları, esnafı, kendi işçisini ve halkını yok etmektedir. Şimdi de suyumuza göz dikti. Denizimizi, havamızı kirleterek geleceğimizi, çocuklarımızı, torunlarımızı gözüne kestirdi. Bir koluyla havaya ateş, sinter dumanlarını püskürtüyor. Demir cevherini püskürtüyor. Diğer koluyla denizi cürufla dolduruyor. Bu canavara dur demek zorundayız. Bu canavarın beyni İstanbul’da. Ticaret, sac alışverişleri İstanbul’da. Gövdesi Ereğli’de. Kolları da hepimizin hayatına girmiş vaziyette.

Evet, ne kadar doğru söylemişim. Özür dilenecek bir şey olmadığı gibi kimseye de benim adıma özür dileme yetkisi vermedim. Aynı sözleri tekrar ediyorum.

Birlikte başarmayı başaralım, demişler. Birlikte başarmayı başarmak için önce birlikte olmalıyız. Sorunları üçüncü kişiler üzerinden değil yüz yüze gerçek muhataplarıyla çözebiliriz.

Büyük bir medeniyet üzerinde yaşıyoruz. Sorumluluk bilinciyle hareket eden vicdanının sesini dinleyen insanlar bir ve beraber olduğumuz sürece Ereğli'nin geleceğini isteyen platform üyeleri sorumluluklarının bilinciyle ve vicdanlarının sesiyle hareket ettikleri sürece bu sorunları daha kolay çözeriz. Gelecek kuşaklara söyleyecek bir sözümüz olur.

Yaşanabilir bir kentten, temiz çevresi olan mutlu insanların yaşadığı bir şehirden eminim OYAK da memnun olur. Ordumuz her zaman yeniliğin, çağdaşlaşmanın öncüsü olmuştur. Ordumuz bağımsızlığımızın teminatıdır. Cumhuriyetin kurulmasında çağdaşlaşmasında ve ülkemizin korunmasında bizim güvencemizdir. Ordu mensuplarının her biri kahraman evlatlarımızdır. Halkın içinden çıkmış ordumuzun bu yönüyle de  Dünyada eşi benzeri yoktur. Biz bugünkü OYAK yönetiminin, özelleştirme sonrasındaki sanayici kimliğinin de bu anlayışın temsilcisi olmasını isteriz. OYAK da Ereğli halkının korunması için, aynı anlayışı hayata geçirsin isteriz.

OYAK yönetimi Ereğli halkının temsilcilerini yalnızlaşmaya çalışarak mı sonuç alacak.

Kurtuluş Savaşı'nda ilk deniz zaferini kazanan Ereğli, bugüne kadar pek çok kahraman evladını şehit verdi. Bu kent şehitlerini unutmaz, gazileriyle övünür. O nedenle kimse, tarihe destanlar yazmış kahraman ordumuzun arkasına sığınarak Ereğli'nin ve Ereğli halkının sorunlarını örtbas etmesin. Ereğli'nin denizini, havasını kirletmesin, yükümlülüklerini yerine getirsin.

Miş gibi, muş gibi yaklaşımlarla çözüm üretilmez. Bütün bunlara rağmen yumruğumu değil elimi uzatıyorum. Sevgi Barış ve Dostluk kentinin bir temsilcisi olarak, sevginin, barışın ve dostluğun bu şehirde Erdemir ilişkisinde de egemen olmasını diliyorum.”

Yorumlar

Otomobil kamyona çarptı… Yaralılar var!..

4 Aralık 2019 Çarşamba 12:51

Otomobil kamyona çarptı… Yaralılar var!..

Otomobil kamyona çarptı… Yaralılar var!..

Otomobil kamyona çarptı… Yaralılar var!..

Zonguldak-Ankara Karayolu’nun Ulupınar Petrol mevkiinde otomobilin kamyona arkadan çarpması sonucu 3 kişi yaralandı.

Kaza, sabah saatlerinde Devrek-Zonguldak Karayolu’ndaki Ulupınar Petrol mevkiinde meydana geldi. Devrek istikametine giden Yakup Günay yönetimindeki 67 EL 304 plakalı otomobil, sürücüsünün kontrolsüz bir şekilde yola çıktığı 78 YE 253 plakalı kamyona arkadan çarptı. Kazayı görenlerin ihbarı üzerine bölgeye polis, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Çarpmanın şiddetiyle hurdaya dönen otomobilde sıkışan Ayşe Günay, Devrek Belediyesi İtfaiye ekipleri tarafından araçtan çıkarılırken, sağlık ekipleri ise ilk müdahalede bulundu. Kazada otomobil sürücüsü ve otomobilde bulunan diğer kişi hafif şekilde yaralandı.

Yorumlar

3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinlikleri

4 Aralık 2019 Çarşamba 11:33

3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinlikleri

3 Aralık Dünya Engelliler Günü etkinlikleri

3-10 Aralık Dünya Engeliler Haftası etkinlikleri kapsamında Milli Eğitim Bakanlığı ve Türkiye Özürlüler Eğitim Dayanışma Vakfı tarafından düzenlenen "Eğitimci Tutum ve Davranışlarının, Sosyal Duyarlılık ve Farkındalık Açısından Önemi" paneli düzenlendi.
Karabük Halk Eğitim Merkezi Çok Amaçlı Salonu'nda yapılan panele, Karabük Valisi Fuat Gürel, Vali Yardımcısı Barboros Baran, kurum müdürleri, okul müdürleri, öğretmenler, sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ve öğrenciler katıldı.
Panelin açılışında konuşan Vali Gürel, toplumun ve devletin engellilere karşı olan bakış açısında çok büyük değişiklikler olduğunu söyledi.
Zaman içerisinde engellilerin toplum içerisine çıkması, ailelerinin yaşadığı bir kısım problemlerin giderilmesiyle alakalı çok büyük gelişmelerin olduğunu ifade eden Gürel, "Bir kısım destekler sağlandı. Kurumlarımızın bu konuda eksiklerimizin giderilmesi, sokaklarımızın, caddelerimizin engellilerimizin sokağa çıktığında diğer insanlar gibi rahat yaşayabilmesi hususunda çok büyük gayretler var. Ancak engelli kardeşlerimize ne yaparsak azdır, bu yönde de bu kardeşlerimiz hakkında dertlerine çözüm üretmek bizim görevimizdir. Tabi talepler olacaktır, imkanlarımız ölçüsünde onların bir kısım taleplerine cevap vereceğiz. Ben özellikle sizlerin vakıf olarak buraya kadar gelmenizden dolayı bu güzel etkinliği düzenlemenizden dolayı teşekkür ediyorum. Arkadaşlarımızın da burada sizlerle beraber olması bu güzel konferansa nail olmaları gerçekten güzel. Bizde her an engelli olabiliriz, bizde geçmişte kazalar geçirdik eşim neredeyse engelli olacaktı ama şükürler olsun olmadı. Herkesin engellilere karşı olan duyarlılığı devam ettirmesi gerekiyor diye düşünüyorum" dedi.
Vali Gürel'in konuşmasının ardından Türkiye Özürlüler Eğitim ve Dayanışma Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Saime Toptan ve Prof. Dr. Gönül Akçamete tarafından "Eğitimci Tutum ve Davranışlarının, Sosyal Duyarlılık ve Farkındalık Açısından Önemi" paneli gerçekleştirildi.

Yorumlar