Down sendromlu Sadullah İbrahim'in başarı hikayesi

3 Aralık 2019 Salı 15:05

Down sendromlu Sadullah İbrahim'in başarı hikayesi

Down sendromlu Sadullah İbrahim'in başarı hikayesi

Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde yaşayan Down sendromlu Sadullah İbrahim Cayan, 3 Aralık Dünya Engelliler Günü'nde yeteneklerini sergiledi.
13 yaşındaki Down sendromlu Sadullah İbrahim Cayan’ın annesi Şafak Cayan oğlunun engelli doğduktan sonra hiç üzülmediğini ifade ederek; “Oğlum down sendromlu doğdu. Üzulmedim, bilakis onu en iyi şekilde nasıl eğitebilirim niye düşündüm. Doğduğundan beri eğitimi için çabalıyorum. 3. sınıfa kadar özel eğitim gördü. Daha sonra kaynaştırma eğitimi aldı. Şu an İmam Hatip Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi. Normal eğitime geçtiğinden beri daha sosyalleşti. Müziğe çok ilgisi var. 3 senedir Belediye Çocuk Korosu ve Belediye Bandosu'nda yer alıyor. Ayrıca özel olarak piyano dersi alıyor. Bu yeteneklerinden dolayı Güzel Sanatlar Lisesine göndermek istiyorum” dedi.
Engellileri sağlıklı bireyler olarak gördüğünü söyleyen anne; “Kendime hiç bir şey harcamıyorum. Tüm imkânlarımı İbrahim için harcıyorum. İmkânım olsa daha fazla özel kurs almasını isterdim. Engellilerin yaşam şartları çok zor. Bunun için insanların daha duyarlı olmaları gerekir. Farkında olunsa hem engellilerin hem de ailelerinin işi daha da kolaylaşır. Farkındalık eğitimleri ile bu sorunlar daha da aşılabilir” diye konuştu.
Çaycuma Belediyesi Müzik Koordinatörü ve Çocuk Korosu ve Belediye Bandosu Topluluk Başkanı Hamza Başören; “İbrahim yaklaşık 3 önce Çocuk Korosu'na katılarak bir farklılık kattı. Yine 2 yıl önce Belediye Bandosunda engelliler anlamında farkındalık oluşturduğu için yer aldı ve devam ediyor. Tüm programlara katılıyor. Bu vesile ile tüm engellilerimizin gününü kutlar, engelsiz bir hayat dilerim” dedi.

Yorumlar

Afgan uyruklu öğrencinin büyük başarısı

3 Aralık 2019 Salı 14:54

Afgan uyruklu öğrencinin büyük başarısı

Afgan uyruklu öğrencinin büyük başarısı

ZONGULDAK (İHA) - Madenciler anısına yapılan koşuda Afgan uyruklu öğrenci Medi Rezai, yıldız erkekler kategorisinde onlarca sporcuyu geride bırakarak birinci oldu.
Maden Mühendisleri Odası tarafından Karaelmas Kemal Köksal Stadyumu'nda, 'Madenci Koşusu' yapıldı. Yıldız erkekler kategorisinde yarışlarda Kilimli Cumhuriyet Ortaokulu 7. sınıf öğrencisi ve aynı zamanda Afgan uyruklu Medi Rezai birinci oldu. Rezai, onlarca sporcuyu geride bırakarak kürsünün en tepesine çıkmanın gururunu yaşadı. Afgan uyruklu öğrencinin geçtiğimiz yıl da aynı kategoride yarışlarda birinci olduğu öğrenildi. Öte yandan yarışların sonunda Rezai, birincilik madalyasını madencilere armağan etti

Yorumlar

Madenciler için koştular

3 Aralık 2019 Salı 14:51

Madenciler için koştular

Madenciler için koştular

Maden Mühendisleri Odası tarafından Madenciler günü nedeniyle Karaelmas Kemal Köksal Stadyumunda Madenciler Koşusu düzenlendi.
Maden Mühendisleri Odası tarafından 4 Aralık Madenciler Günü kapsamında Karaelmas Kemal Köksal Stadyumunda Madenci Koşusu yapıldı. Müsabakalara Merkez İl ve İlçelerden onlarca sporcu katıldı. Yarışlar Küçükler, Yıldızlar ve Gençler olmak üzere 3 kategoride yapıldı.
Karaelmas Kemal Köksal Stadyumunun ev sahipliğinde yapılan madenci koşusunda sporcular soğuk hava da bir birlerini geçmek için kıyasıya mücadele verdi. Öte yandan bazı sporcular ise zaman zaman yarışlarda zorlansalar da parkuru tamamladı. Ardından soğuk hava nedeniyle bir kaç sporcu baygınlık geçirdi.
Yarışların sonunda dereceye giren sporculara ödül töreni düzenlendi. Kategorilerinde dereceye giren sporculara Maden Mühendisleri Odası sponsorluğunda madalya, hediye çeki ve eşofman takımı hediye edildi.
Atletizm İl Temsilcisi Erol Emral,''Yarışları en iyi şekilde tamamlamanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bugün çocuklarımız madenciler için koştu. Bunun bizler için ayrı bir önemi var. Biz madenci kentinde yaşıyoruz. İnanıyorumki madencilerimizi de piste en iyi şekilde andık. Müsabakalarda dereceye giren bütün sporcuları tebrik ediyorum''diye konuştu

Yorumlar

Uzmanından konserve uyarısı

3 Aralık 2019 Salı 14:48

Uzmanından konserve uyarısı

Uzmanından konserve uyarısı: "Konservelerin kapaklarının içe bombe olması lazım"

Zonguldak'ta yaşayan Yıldız çiftinin; "clostiridium botilinum" bakterisi sebebiyle yedikleri gıdadan zehirlenmelerinin ardından yoğun bakımda tedavileri sürüyor. BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert ise özellikle evde hazırlanan konservelere dikkat çekti. Cömert, hastalığın belirtilerini de anlattı.
Çaycuma ilçesine bağlı Kayıkçılar köyünde yaşayan 55 yaşındaki Ramazan Yıldız ve 54 yaşındaki eşi Zuhriye yedikleri gıdadan zehirlendi. BEÜ Sağlık Uygulama ve Araştırma Merkezi'ne kaldırılan çift, "Clostiridium botilinum" bakterisinin sebep olduğu zehirlenme nedeniyle tüm fonksiyonları felç olan çiftin yoğun bakımdaki tedavisi sürüyor. BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert, bakterinin tanımını yaparak insanlar üzerindeki etkisini açıkladı.

"Besin zehirlenmesi olarak ifade edilmekle birlikte, biz bu hastalığı daha ziyade kas felci şeklinde görüyoruz"
BEÜ Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilimdalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Füsun Cömert, "clostiridium botilinum" isimli bakterinin doğası gereği oksijensiz ortamlarda yaşadığına dikkat çekti. Mikroorganizmanın doğada çok yaygın bulunduğunun altını çizen Cömert, "Bu klinik tabloya sebep olan Clostiridium botilinum isimli bakteri. Bu bakterinin üretmiş olduğu toksin botilizm adı verilen bu klinik tabloya yol açmakta. Aslında Clostiridium botilinum doğası gereği oksijensiz ortamlarda bulunan bir mikroorganizma. Ama doğada da çok yaygın olarak bulunuyor. Doğada spor oluşturarak kalıyor. Bakterilerin sporları dış ortam koşullarına en dayanıklı olan yaşam formlarıdır. İnsanda sporların alınmasıyla hastalık yapan çok az sayıda bakteri var. Bunlardan biri de Clostiridium botilinum. İki farklı yaş grubunda iki farklı alınım şekli var. Bunlardan bir tanesi yeni doğan yeni bebeklik döneminde 1 yaşından önce anne sütüyle beslenen bebeklerde, bağırsaklarda bakteri florası tam olarak oluşmadığı dönemde bu mikroorganizma sporlarıyla alınarak insan bağırsağına yerleşip burada toksin üretebiliyor. Aslında bu bakteri besin zehirlenmesi adı verilen klinik tabloya neden oluyor olarak bilinmesine rağmen asıl etkisi sinirler üzerine. Sinirlerden salınan bir molekül var. Bu molekül kaslarımızın çalışmasını, kasılmasını sağlayan bir molekül. Clostiridium botilinumun üretmiş olduğu toksin bu molekülün salınmasını engelliyor. Dolayısıyla çizgili kasların salınmasını bloke ediyor. Bu nedenle biz bu hastalığı daha ziyade kas felci şeklinde görüyoruz. Öncelikle küçük kaslardan başlayarak göz, yutkunma kasları gibi bunları etkiliyor. Buna bağlı olarak çift görme, yutamama gibi belirtiler oluyor. Bağırsak kaslarımızın etkilenmesine bağlı olarak kabızlık ve ardından kaslarımızda genel güçsüzlük ve ardından da vücudumuzda çok hayatı bir kas olan diyafram kası etkileniyor. Bu bizim soluk alıp vermemizi sağlayan bir kas. Solunum felci nedeniyle de solunum yetmezliği sonucunda ölüm ortaya çıkıyor. Hastayı kaybetme nedeni de zaten solunum felci şeklinde" diye ifade etti.

"Bebeklerde uykuda ani ölüm sendromunun en önemli nedeni 'Clostiridium botilinum' tablosudur"
Bir yaş öncesi bebeklerdeki "Clostiridium botilinum" vak'aların anlatan Prof. Dr. Füsun Cömert, "Bebeklerde oluşan bu klinik tabloda biz bebekleri uykuda ani ölmesi şeklinde görüyoruz. Önce ses kısıklığı, cılız ağlama, kabızlık şeklinde ortaya çıkıyor. İlerleyen bir kaç saat içerisinde de bebek uyuduğu zaman uykusunda solunum felci geliştiğinde ölüyor. Bebeklerde görülen ani ölüm sendromunun da en önemli nedenlerinden bir tanesi clostiridium botilinum tablosudur. Erişkinlerde ise bağırsak florası çok daha zengin olduğu için bakterinin dışarıdan vücuda yerleşip toksin üretmesi zor. O nedenle biz toksini dışarıdan hazır alıyoruz. Bir besin maddesinin üzerine yerleşiyor. Orada toksin yapıyor. Biz bunu da yiyerek alıyoruz" dedi.

"Bakteri için en uygun ortam konserve gibi kapalı ortamlar"
"Clostiridium botilinum" isimli bakterinin oksijensiz ortamda çoğalarak toksin üretmesi dolayısıyla konserve gibi kapalı ortamların en uygun ortamlar olabileceğini anlatan Cömert, konserveleri hazırlarken dikkat edilmesi gerekenleri de şöyle vurguladı: "Bakteri oksijensiz ortamı sevdiğinden dolayı konserve gibi kapalı ortamlar en uygun ortam. Konservelerin uygun teknikle yapılması gerekiyor. Biz konserveleri hazırlarken uygun teknik kullanmazsak farkına varmadan bakteri sporlarının da bulunduğu kavanozu kapattığımızda bakterinin üremesi için çok elverişli bir ortam oluşturmuş oluyoruz. O nedenle de hep literatüre baktığımızda bu tür hastalık tabloları konserve ilişkili. Özellikle evde üretilen konservelerle ilişkili olarak gösterilmiş. Konserveleri evimizde herkes üretiyor. Ben de evde konserve yapıyorum. Nelere dikkat etmemiz gerekiyor? Bir kere konserveleri hazırlayacağımız kavanozları ve kapaklarını kaynatarak steril hale getirmek gerekiyor. Her seferinde yeni kapak kullanılması gerekmekte. Bakteri sporları sebzelerin üzerinde fazlaca bulunabiliyor. O nedenle sebzelerin bulunduğu konservelerde daha azami dikkat sarf etmek gerekiyor. Konserveyi hazırladıktan sonra ağzını da çok iyi kapattığımızdan emin olmamız gerekiyor. Konserve yapıldıktan sonra büyük ve içi su dolu tencerelerde konserveler de tamamen suya daldırılmış şekilde bir saat kaynatılması öneriliyor. Aslında ideal olan düdüklü tencere gibi basınçlı ortamda 15 dakika gibi pişirilmesi. Çünkü sporlar çok dayanıklı olduğu için kaynatmaya rağmen ölmeyebilir. Basınçlı ısı uyguladığımız zaman sporları ortadan kaldırmamız daha mümkün. Bu ısıl işlemi yaptıktan sonra da konserveleri ters çevirip bir gün oda sıcaklığında bekletiyoruz ve havanın tamamen boşalmış olmasına dikkat ediyoruz. Konservelerin kapaklarının içe bombe yaptığının gözlenmesi önemli. Muhafaza edilirken de serin ortamlarda muhafaza edilmesi gerekiyor. Botilinum toksininin 80 santigrat derecede 15 dakika gibi bir sürede etkisini kaybettiği tespit edilmiş. O yüzden hazırlanan konservelerin tüketilmeden 15-20 dakika ısıtılması yine toksinin etkisiz hale getirilmesi açısından önerilen bir yöntem. İster ev tipi ister sanayi tipi konserveler olsun marketten de alırken konservelerin kapaklarını kontrol etmemiz lazım. Kapakları dışarıya bombe olmuş olan konserveleri almamamız ve tüketmememiz gerekiyor. Çünkü bu içeride bakteri üretmesinin en iyi göstergesi. Çocuklarımıza da 1 yaş altında, en fazla suçlanan gıda da bal olduğu için, bal verilmesini önermiyoruz. Bal doğada yapılan bir gıda maddesi. Arıların doğadaki dolaşımı sırasında bakteri sporları ile teması çok mümkün olduğundan balın içinde Clostiridium sporu bulunma ihtimali fazla. Bu önlemlere, temizlik ve hijyen koşullarına dikkat edilerek ve olası tehlikeler hakkında bilgi sahibi olunarak kapak kontrolü yapıp, temiz ve yeni kapak kullanılarak botulinum tehlikelerin önlenebilir. Bilinçli olmak oldukça önemli, uyanık olmak lazım. Çünkü toksin vücuda geri dönüşümsüz bağlanıyor. 6 ay gibi bir ömrü var. Oluşan bu toksik reaksiyonun geri dönüşü için hastanın 6 ay ila 1 yıl gibi süreyle izlenmesi gerekiyor. Bu da oldukça sıkıntılı bir durum. Hasta ve yakınları için. Bu süreçte olabilecek daha farklı komplikasyonların ortaya çıkabilme ihtimali nedeniyle."

Yorumlar

Çaycuma Gönüllüleri meyve bahçesi kuruyor

3 Aralık 2019 Salı 14:46

Çaycuma Gönüllüleri meyve bahçesi kuruyor

Çaycuma Gönüllüleri meyve bahçesi kuruyor

 Zonguldak'ın Çaycuma ilçesinde emekli öğretmen Nilgün Çelik’in başını çektiği Çaycuma Gönüllüleri Yaşam Park’a imece yoluyla bir meyve bahçesi kuruyor.
Çaycuma’da emekli öğretmen Nilgün Çelik’in çağrısıyla bir araya gelen Çaycuma Gönüllüleri, Filyos Irmağı’nın kenarında bulunan Yaşam Park’ta meyve bahçesi kuruyor. Bahçenin bir kent imecesi ile kurulacağı açıklanırken, imeceye katılan herkesin adı bir ağaca asılacak. Dileyen sevdiklerinin adına da ağaç dikerek isimlerinin yaşamasını sağlayacak. 21 Aralık Cumartesi ağaç dikimi yapılacak imeceye son katılım tarihi 14 Aralık olarak açıklandı. Katılmak isteyenlerin proje koordinatörü Nilgün Çelik ile iletişime geçmesi istendi. Elma, erik, kiraz, kayısı, şeftali, armut, nar ve hünnap gibi meyvelerinin dikileceği imecede katılım 20 TL olarak belirlendi.
İmeceyle ilgili açıklamada yapan öğretmen Çelik, “Çaycuma’da bir ilki daha gerçekleştiriyoruz. Filyos Irmağı’nın kenarına, kent gönüllülerinin emeği ve katılımıyla meyve bahçesi kuruyoruz. Çaycuma'yı bambaşka bir görünüme kavuşturduğu Yaşam Park, kent imecesiyle meyve bahçesine çeviriyoruz. Bizlerin soluklanma alanı olan Yaşam Park, kurdun, kuşun karıncanın da hayat bulduğu mekân olacak. İmeceye katılan herkesin adı asılan plaketle bir ağaçta yaşayacak. Çaycuma’da herkesin bir dikili ağacı olacak. Dileyenler sevdiklerinin adını da ağaçlarda yaşatabilecek. Bu imecede ‘Ben de varım’ diyor, kentin sizin emeğinizle güzel olduğunu düşünüyorsanız, haydi imeceye” denildi

Yorumlar